| |
İşte Cumhuriyet Gazetesi’nden Hikmet Çetinkaya ve Oral Çalışlar’ın Bülent Ecevit ile yaptığı röportaj:
Ecevit, görüşmemiz sırasında Kenan Evren 'in anılarını hatırlattı ve Evren'in anılarındaki şu değerlendirmelere dikkat çekti: ''Kontrgerilla dedikleri, 1952 yılında kurulmuş. Özel Harp Dairesi teşkilatı düşman işgali karşısında yürütülecek gayri nizami harple iştigal eden bir kuruluştu. Kontrgerilla tabiri sonradan uydurulmuş bir tabir olup Silahlı Kuvvetler'i yıpratmak için ele alınmıştır. Demirel, Özel Harp Dairesi'ndeki personeli teröristlerle mücadelede kullanmamızı ve onlarla çete savaşı yaparak öldürmelerini, vaktiyle de bu teşkilatın böyle kullanılmış olduğunu söyledi. 1971 sıkıyönetim dönemindeki Kızıldere olayında kullanılan personeli kastediyordu. Bu hal tarzına şiddetle karşı çıktım, Genelkurmay Başkanı olduktan sonra bu daireyi esas görevine yönelttiğimi, tekrar kontrgerilla söylentileri istemediğimi söyledim.'
Öcalan'ı ABD bize neden verdi?
ABD'lilerin Öcalan 'ı bize teslim edeceğini, onların istihbarat örgütlerinin bizim istihbarat örgütüne söylemesiyle öğrenmiştim. ''Bu duyulursa, operasyon yatar'' demişlerdi. Ben de bunu kimseye söylemedim. Öcalan, Kenya'dan getirilirken her aşamada bana bilgi verdiler. Ben hiç ayrıntı sormadım, onlar bir şey söylerse haberim oluyordu. Öcalan'ın teslim edilmesi neyin sonucuydu? ABD bunu neden yapmıştı, hiçbir zaman öğrenemedim. ABD, demokratik bir ülke. İçinde çok değişik güç odakları bulunuyor. Bir olayı bir güç yapabilir, diğeri onu beğenmeyebilir.

'Darbelerde ABD parmağı var'
Örneğin Türkiye'deki askeri darbelerde ABD'nin devlet olarak ne kadar parmağı var, bilemem. Devlet bütünüyle bunun arkasında mı, onu da bilemem. Kıbrıs'taki Barış Harekâtı sırasında da ABD ile aramızda sorun oldu. Biz Londra'ya gitmiştik, o sırada Kıbrıs'ta gerçekleştirilen Nikos Sampson darbesine karşı ne yapacağımızı iki garantör devlet olarak konuşuyorduk. Amacımız, müdahaleye İngilizleri ikna etmekti. Bu arada İngilizler sık sık çıkıp giriyorlardı. Sonunda ABD yetkilileri ile görüştüklerini söylediler. ABD'lilerin de bu görüşmelere katılmak istediklerini aktardılar. ''Hayır, biz garantör devletler olarak konuşuyoruz, onlarla ayrıca bu konuyu tartışabiliriz'' cevabını verdik. ABD'yle Kıbrıs konusu daha sonra hep büyük bir sorun olarak kaldı. Türkiye'deki iç çatışmalarda, darbelerde ABD'nin ne kadar rolü olduğunu tam olarak bilmek mümkün değil. Ancak ABD içindeki bazı güçlerin rolü olduğunu düşünüyorum.
|