4Yeni Üye 4 Şifremi Unuttum
 
Ana Sayfa
Gaziantep
Gezilecek Yerler
Oteller
Şirket Rehberi
M.Mücadele Kahramanları
Gaziantep Yemekleri
Hakkımızda
Fotoğraf Galerisi
Download
Linkler
İletişim
">
  e-gaziantepANKET
Sitemizi dizayn ve içerik bakımından nasıl buldunuz?
İkiside Süper
İkiside İyi
Dizayn İyi İçerik Kötü
İçerik İyi Dizayn Kötü
İkiside Kötü
  e-gaziantepDÖVİZ
 
Arama
 

Amerika olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde sapkın dünya görüşlerine sahip, batıl tarikatlar bulunmakta ve bu gruplar çeşitli terör eylemlerinde bulunmaktadırlar. Bu mistik gruplar, kamu düzenini bozan, üyelerini şiddete teşvik eden, hatta cinayet ve intiharlara sürükleyen oluşumlardır. Bunlar arasında en ünlüleri ise; toplu olarak kendilerini yakan David Koresh ve takipçileri; hep birlikte intihar eden 'Heaven's Gate' tarikatı ve Japonya metrosuna sarin gazı koyarak yüzlerce insanın zarar görmesine neden olan 'Aum Shinrikyo' tarikatıdır.

Ancak bunların dışında da özellikle Amerika'da hemen her gün henüz adı duyulmamış bu tarz grupların saldırılarına

ve bireysel intiharlarına rastlanmaktadır. Toplu olarak intihar edenlerden bugüne kadar sayıca en fazla olanı ise, 'The People's Temple' tarikatıdır.

Jim Jones liderliğinde 1970'li yılların sonunda kurulan bu tarikat, toplumdan izole edilmiş olarak ormanlık bir bölgede yaşıyordu. 1978 yılında kongre üyesi Leo Ryan çevreden gelen yoğun şikayetler üzerine Jonestown adını alan bölgeye bir araştırma ziyaretinde bulundu. Ryan Jonestown'dan ayrılırken tarikattan ayrılmak isteyen 18 kişi de ona eşlik etmek isteyince, şiddet olayları baş gösterdi. Tarikat üyeleri, tarikattan ayrılmak isteyenlerin üzerine ateş açtılar. Kongre üyesi Leo Ryan, üç gazeteci, ayrılmak isteyen bir tarikat üyesi öldü. 11 kişi de ağır yaralandı. Olaydan birkaç saat sonra liderleri, tarikat üyelerine potasyum siyanür içerek intihar etmelerini emretti. Zehir önce bebeklere ebeveynleri tarafından enjekte edildi. Daha sonra çocukların da dahil olduğu 900'den fazla kişi kendisini zehirledi.

Aum Shinrikyo [Supreme Truth] cultEvrimsel basamakta insanın üzerinde yer alan en yaşlı üyemiz, Hale-Bopp'un yıllardır beklediğimiz işaret olduğunu bize bildirdi... Bu dünyadaki 22 yıllık eğitim sürecimiz en sonununda tamamlanmak üzere, buradan mezun olarak insanın evrimi sürecinde bir üst basamağa çıkıyoruz. Bu dünyadan ayrılmak için hazırlandığımız ve Ti'nin takımına katılacağımız için mutluyuz. (Ti, 1985 yılında kanserden ölen, grubun lideri Bonnie Lu Trusdale'i temsil etmekteydi).

Bunlar, pek çok kişinin kendinden son derece uzak gördüğü örnekler olabilir. Ayrıca burada sadece bir iki örneğin ele alınmış olması da hiç kimseyi aldatmamalıdır. Dünyanın birçok ülkesinde, pek çok sapkın tarikat ve örgüt, gençleri etkisi altına almaktadır. Ne var ki bazı insanların kendilerini bu akımlardan uzak görüyor olması, bunların topluma ve bireylere verdiği zararı önleyememektedir.

Japon Tarikatın Metro Saldırısı

Söz konusu sapkın tarikatların tek tehlikeli yönü, tarikata üye olan kişilerin canına ve malına zarar vermeleri değildir. Bu tip tarikatlar sapkın düşünceleri ve yaşam tarzları ile kamu düzenini de bozmaktadırlar. Kimi zaman ise doğrudan sivil halkı hedef alan saldırılar da düzenlemektedirler. Yakın geçmişte yaşanan bu saldırılardan birisi Japon tarikatı 'Aum Shinrikyo'nun, Japon metrosuna sarin gazı atmasıdır. Bu saldırı neticesinde 5.500 kişi yaralanmış, 12 kişi de hayatını kaybetmiştir. Tarikat bu saldırının dışında 1994 yılında, Tokyo yakınlarındaki Matsumoto'da gerçekleştirilen ve 7 kişinin ölümü 144 kişinin yaralanması ile sonuçlanan benzer bir gaz saldırısından da sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte tarikatın suç dosyaları arasında cinayet ve adam kaçırma da yer almaktadır.

Tarikat lideri Asahara'nın öğretilerine göre, bir insan ancak cinayet işleyerek ruhunu temizleyebilir. Dünya hakimiyetinin sağlanması ise ancak talebelerine öğrettiği şiddetin uygulanması ile mümkündür. Normal insanların soğukkanlılıkla işlenen cinayetler olarak gördüğü olaylar, tarikat üyelerine göre bir tür güzel ahlak özelliğidir.

Metroya düzenlenen saldırı ise çok daha geniş çapta bir yankı uyandırdı. Sabah işlerine gitmek üzere metroda bulunan binlerce masum ve suçsuz insan bu saldırıdan zarar gördü. 12 kişinin öldüğü, 5000'den fazla kişinin de hastanede tedavi gördüğü bu saldırı, söz konusu grupların sivil halk için nasıl tehlikeli bir hal aldığını göstermesi açısından oldukça çarpıcıydı.

Din ahlakının dışında, garip ve sapkın inanışlar geliştiren gruplar içerisinde, yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, her türlü ahlaksızlık normal karşılanmaktadır. Aralarında uyuşturucu kullanımından hırsızlığa, adam kaçırmadan işkenceye kadar her türlü anormalliğin hakim olduğu bu örgütlerin üyeleri, en son aşamada ise kendi hayatlarına son vermektedirler.

Şunu unutmamak gerekir ki, Allah'a iman etmeyen, güzel ahlakı tanımayan ve Allah'tan korkup sakınmayan insanların bu tip vahşet gösterilerinde bulunmaları şaşırtıcı değildir. Çünkü bu kişiler yaptıklarından dolayı hesap vereceklerine, yaptıkları herşeyin karşılığını ahirette alacaklarına inanmazlar. Ya da ölüm sonrası hayat konusunda tamamen çarpık, hayali ve kendi menfaatlerine uygun bir senaryoya inanırlar. Oysa tek doğru yol, Allah'ın kullarına gösterdiği hidayet yoludur. Allah'ın dinini bilen ve yaşayan insan itidallidir, dengelidir. Üstelik Allah Kuran'da insanlara düşünmelerini ve akletmelerini emretmiştir. Dolayısıyla iman edenlerin vicdanlarına başvurmadan, akıllarını kullanmadan bir düşüncenin peşine takılıp gitmeleri mümkün değildir. Müminler yaşamlarının her anında vicdanlarına göre hareket eder, akılcı davranırlar. Bu da onları her türlü ahlaksızlıktan ve sapkınlıktan korur. İman edenler Allah'ın insanlara bildirdiği dosdoğru yol üzerinde olanlardır. Bu grup ve tarikatların ise doğru yoldan sapmış oldukları açıkça ortadadır.

Kuşkusuz burada örneklerine yer verdiğimiz şiddet ve terör eylemleri, dünya çapında yaşanan terörün sınırlı örnekleridir. Yıllardır pek çok ülkede çeşitli ideolojik gerekçelerle pek çok terör örgütü, topluma korku ve dehşet saçmakta, masum insanları katletmektedir. Bunlar arasında İngiltere için yıllardır önemli bir sorun halini almış olan IRA, İspanya'nın Bask bölgesinde faaliyet gösteren ETA, yıllarca yurt dışında görev yapan diplomatlarımızı hedef alan ASALA, ülkemizin binlerce vatan evladını şehit vermesine neden olan PKK gibi örgütleri saymak mümkündür. Her biri farklı ideolojik yapılara sahip olmakla birlikte burada adını saydığımız veya saymadığımız tüm terörist gruplar ve şiddet yanlısı insanlar, farkında olarak veya olmayarak, aslında ortak bir noktada birleşmişlerdir. Bu ortak nokta dinsizliktir. Hangi ideolojiye, hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun, bir insanı anarşi ve şiddete iten asıl neden, kendisini bunları yapmaktan alıkoyan bir vicdana ve inanca sahip olmamasıdır.

TÜRKİYE'DE DE YUVALANDILAR

Geçtiğimiz Aylarda Hollywood'un ünlü yıldızları Demi Moore'dan Britney Spears'a, Madonna'dan Richard Geer'a kadar pekçok ismi peşinden sürükleyen Kabalist Guru Yehude Berg'in İstanbul'da Yahudi mistisizmini tanıtmaya yönelik konferansı gözleri bir kez daha tarikatlara çevirdi.

Berg'i Türkiye'ye getiren isim ise sosyete dünyasının önde gelen ailesi, Eysan Oteller Zinciri'nin patroniçesi Fulya Eyilik. Batı ülkelerinde revaç bulan tarikatların hemen hepsinin Türkiye'de de şubeleri ve taraftarları olduğu biliniyor. Özellikle varlıklı kesimlerin genç ve orta yaş kuşağının ilgi duyduğu çoğu dindışı sayılan new age tarikatları, seminerler, geziler kurslar, seansların yanısıra, görsel ve işitsel yayınlarla birlikte yeni bir sektör halini de aldı. Türkiye'ye gezi düzenleyen Hintli guru Shiri Mataji'nin her yıl Türkiye'ye gelip beş yıldızlı otellerde taraftarlarıyla buluşuyorı ve bu konferansı izleyenlenlerin daha sonra katıldıkları seanslara yüksek ücretler ödüyorlar. Son yıllarda Türkiye'den Hindistan'a ve Uzakdoğu'ya inanç turizminin çok yaygınlaştığını belirten uzmanlar, dinden soğutulan insanların ihtiyaçlarını new age deilen türedi tarikatlarla giderme çabasına girdiğini belirtiyorlar.

Dini boşluk doldurulamıyor

Türkiye'de dini boşluktan dolayı gençlerin çıkış yolu aradıklarını, dini anlatanların ise dini algılayışlarının modern insanın tasasına hitap etmemesinin gençlerin bu tarikatlara yönelmesinde en büyük etken olduğunu dile getiren İlahiyat Profesörü Bekir Karlığa, Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde yeni çağ tarikatlarının daha da çoğalacağına dikkati çekiyor. Prof. Karlığa, '' İslam dini bu çocuklara rasyonel ve çağdaş sorunlara çözüm getirecek bir şekilde anlatılsa bunların önü kesilir. Türkiye gibi bir ülkede böyle akıldışı hayali oluşumlar olması çok üzücü ve ürkütücü. Maalesef dini anlatanların dini algılayışları modern insanın tasasına hitap etmiyor. Sadece korku ve baskı yoluyla din ifade edilip çocuklara anlatılmaya çalışılıyor. Özellikle Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde böyle akımlar Türkiye'de hızla çoğalacak. Diyanet, Milli Eğitim Bakanlığı, Anne ve Babalar çağdaş dili kullanarak bir an önce gençlerin ihtiyaç duyduğu konulara çözüm üretmeli. Hazırlıklı olmamız lazım'' diye konuşuyor.

Sevgiye bile inanmıyorlar

İnanç psikyatrisi alanında çalışmalarıyla tanınan Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter ise hastaları arasında zengin çevrelere mensup gençlerin de çok sayıda olduğunu belirtiyor. Bu gençlerin sevginin varlığından bile şüphe ettiklerini ifade eden Dr. Merter şunları söyledi: '' Bu sonuç modern insanın çıkmazını ve ontolojik daralmasını gösteriyor. Hastalarım arasındada zengin muhitin boşluğa düşmüş çocukları var. Genelde anlamsızlık, yalnızlık, kaygı, ölüm, öfke duygularıyla başedemeyerek geliyorlar. Bırakınız aşkı, sevginin varlığına bile inançlarını yitirmişler. Yalıtılmışlık, yalnızlık hissi, şizofrenlerde olduğu gibi korkunç bir dünyadan kopuş ve yalnızlık duygusu yaşıyorlar. Eskiden Uzay Yolu dizisinin meşhur bir robotu vardı. Mr. Data. Orada robotlar, farklı datalar birbirleriyle ilişki kuruyor, biri ötekine duyguyu öğretmeye çalışıyordu. İnsan robotlar birbirleriyle ilişki kuruyor adeta.''

Moon Tarikatı Türkiye'ye de el attı

Lideri Kuzey Kore'li Sun Myung Moon. 16 yaşındayken ''vahiy'' aldığına inanılan moon, 1954'de Seul'de Birleşik Kilise'yi kurdu. 1959'da ABD'de yayılmaya başladı. Moonculuk Hristiyanlıkla Doğu Dinleri'nin bir karışımı. Yandaşları sigara ve içki kullanmıyor. Oturarak, yatarak, kısaca her durumda ibadet edebiliyor. Hristiyanlıktan sonra İslam Dünyası'na da el attılar. Moon Tarikatı'nın Türkiye Merkezi Taksim'de. Türkiye lideri pek çok Uzakdoğu gazetesi'nin Türkiye temsilciliğini yapan bir Koreli.

Türkiye'de faaliyet gösteren tarikatlar

Atlantisçiler: Liderliğini Adana'lı bir eczacının yaptığı grup yok olduğu var sayılan Atlantislilerin soyundan geldiğine inanıyor. İşin ilginç yanı Atlantis'ciler Atatürk'ün de gizli gizli Atlantis araştırmaları yaptırdığına ve kendini gizleyen bir Atlantis'ci olduğuna inanıyorlar.

Yehova Şahitleri: Kitapları, Tevrat, Zebur ve İncil'in bir arada bulunduğu ''Mukaddes Kitap''. Türkiye'nin hemen her kentinde binlerce müridi var. Kendilerini kıyamet gününün yaklaştığını tüm dünyaya duyurmakla görevli kabul ediyorlar.

Burç Tarikatı: Kurucusu Antalya'lı eski bir kuyumcu. Astrolojik varsayımlara dinsel anlamlar yüklüyor, ''kozmik dindarlar'' olarak başka dinlere inanmıyorlar.

Spritüalistler: Türkiye'deki dindışı inanç gruplarının en eski ve etkin olanı. ''Bilgi Çağı'' içinde yaşadığımızı savunan Türk spritüalistlerin önderi Dr. Bedri Ruhselman. Ölümünden sonrada müritlerin Ruhselman'ın kıyamet gününde bütün insanlığa ışık tutması için yazdığı isimsiz kitaba olan inançları sürüyor. Grup geniş yığınlara sesleniyor.

Satanistler: Kurucusu 1998 yılında ölen Anton La Vey. Şeytanın din kitaplarında yanlış tanıtıldığına inanıyorlar. Türkiye'de en gizli faaliyet gösteren gruplardan biri. Kiliseye benzer bir mekanda ayinler yapıyorlar. Zengin muhitin çocukları arasında geniş bir mürit kitlesi var.

Dünya Kardeşlik Birliği Mevlana Yüce Vakfı: ''Dünyadışı çeşitli merkezlerden aktarılan bilgilerle yazımına 1984'de başlanan ''Bilgi Kitabı''na inanıyorlar. Kitabın, liderleri Bülent Çorak'a ''vahiy'' yoluyla geldiğini söylüyorlar. Türkiye'nin bir çok bölgesinde dernekleştiler. Resmi üyeleri 2 bin civarında. Etkinlik gösterenlerin sayısı on binlerle ifade edilen tarikatın başlıca yayılma alanları lise çağındaki gençler. Tarikatın mesajlarını anlatan fotokopi metinleri elden ele dolaştırılıyor.

Maharishi Birleşik Alan Teknolojisi: Hintli bilim adamı Maharishi Mahesh Yoga tarafından geliştirilen transandantal meditasyon tekniğiyle, ''gerçek ben'' e ulaşmayı hedefliyorlar. 42 yıldır 120 ülkede milyonlarca takipçisi var. Hedefe daha hızlı ulaşmak için dünya çapında politikaya atılmaya başladılar. Türkiye'de bini aşkın üyesi var.

Sağlıklı Yaşam Derneği: Liderleri Hintli guru Shiri Mataji. Neredeyse her yıl Türkiye'ye gelip Shri Mataji, Founder of Sahaja Yoga, as Mother and Gurubinlerce insanın toplandığı mekanlarda ayin düzenleyen grup, Hint kültürü ile diğer dinlerin '' aşırı olmayan'' yanlarını sentezliyor. ''Shaja Yoga'' adlı öğretinin amacı negatif enerjinin yok edilmesi. Türkiye sosyetesi 90'lardan beri arınmak ve modern dünyanın kaosundan sığınmak için Hinistan'a inanç turizmi düzenliyor.

DeRohan Grubu: Aralarında iş dünyasının tanınmış isimlerinin de yer aldığı iyi eğitimli ve çeşitli dinlere mensup kadınlar tarafından oluşturuldu. Salı günleri yapılan toplantılarda, Amerika'lı medyum Ceanne DeRohan'a vahiy yoluyla gönderildiği söylenen ''Right Use Of Will'' (Hislerin Doğru Kullanımı) adlı kitabı okuyup dua ediyorlar.

Yorum Ekle
 
Arkadaşına Gönder
 
Yazdır
 
Tüm Araştırmalar

 

 

Bu Haber 178 Defa Okunmuştur...