İlker ERSERİM
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
i.erserim@firatymm.com
Yeni Sosyal Güvenlik Yasası Ve İşverenler
Yeni SGK yasasıyla birlikte çalışma hayatında sağlık yardımlarından emekliliğe, borçlanma sürelerinden, maaş hesaplarına kadar birçok şeyin değiştiğini geçen yazımda ele almış, Yeni dönemde uygulamaya geçecek önemli konulara iki açıdan bakmanın daha doğru olacağına değinmiştim. Bunlardan ilki çalışanları etkileyen önemli değişikliklerdi. Bugün ise işverenleri ilgilendiren bazı önemli değişikliklere değineceğim.
Değişen İş Kanununda işvereni bekleyen değişiklikleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
1-) Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu
İşverenlerin elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde çalıştırmak zorunda oldukları özürlü ve eski hükümlü ile istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçilerin oranı her yılın Ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde Bakanlar Kurulu tarafından belirleniyordu.
Yeni yapılan değişiklik ile özürlü çalıştırma zorunluluğuna ilişkin oran özel sektörde % 3 olarak devam ettirilmiş, kamuda % 4’de çıkarılmıştır. Eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna ilişkin ise özel sektörde bu zorunluluk kaldırılmış, kamuda % 2 olarak belirlenmiştir. Yine aynı kanunla terör mağduru işçi çalıştırma zorunluluğu da özel sektördeki işyerleri için tamamen kaldırılmıştır.
2-) Özürlü Çalıştırma Teşviki
Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu kapsamında çalıştırılan özürlü sigortalılar ile korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanacak olup, bu uygulama Temmuz 2008’den itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır.
3-) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük işçilere ve yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadın işçi çalıştıracak kurumlara İşsizlik Sigortası Fonu Desteği Sağlanması
Kanunun 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 20’inci maddesi ile yapılan düzenleme neticesinde; 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanlar ile yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınlardan; 01.07.2008 tarihinden önceki altı aylık dönemde prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olması şartıyla, 01.07.2008 tarihinden önceki bir yıllık dönemde işyerine ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak 01.07.2008 tarihinden itibaren bir yıl içinde işe alınan ve fiilen çalıştırılanlar için; prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin;
a) Birinci yıl için yüzde yüzü,
b) İkinci yıl için yüzde sekseni,
c) Üçüncü yıl için yüzde altmışı,
d) Dördüncü yıl için yüzde kırkı,
e) Beşinci yıl için yüzde yirmisi,
İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.
İşveren hissesine ait primlerin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. İşveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, İşsizlik Sigortası Fonundan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir.
İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.
4-) İşçi Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri
İş Kanununun “İşyeri Hekimleri” başlıklı 81’inci maddesi “İşçi Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri” başlığı ile yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; işverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;
a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,
b) Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,
c) Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle, yükümlü olacaklar.
İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilecek olup, bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmayacaktır.
Söz konusu kanun ile yapılan diğer yasal düzenlemeler sürekli açıklayıcı tebliğler ile desteklenmektedir. Önemli olan konuları bu köşeden sizlere aktarmaya devem edeceğim.
28.10.2008
|