Emine TOSYALI
Ziraat Mühendisi
e.tosyali@firatymm.com
ÇÖZÜM TARIM
Türkiye gerek coğrafi yapısı ve gerekse iklim özelliklerinin yanı sıra, tarımsal üretimde sahip olduğu çeşit ve potansiyeli ile dünya tarımında çok önemli bir paya sahiptir.Birçok üründe kendine yeterli ülkeler arasında yer alırken, hububat, pamuk, tütün, fındık, baklagil, şekerpancarı,nar, incir, zeytin, Antep fıstığı gibi önemli ürünlerde üretici ve ihracatçı konumundadır ve dünya ülkeleri arasında önemli sıralamalara sahiptir.
Türkiye’de nüfusun % 30’u tarım sektöründe çalışıyor.Bu rakam nüfusun % 30’ una iş olanağı demek… Bu kesimde okuma oranının düşük olmasına karşın, Türkiye ekonomisine katkıda bulunan, tarıma hayat veren ve bizi dünya ülkeleriyle rekabet edebilecek seviyeye getiren büyük bir iş gücü demek….
Türkiye’de, ekonomide yaşanan sıkıntılardan ve yaşanan doğal koşullardan en çok etkilenen sektör tarım ve hayvancılık, en çok etkilenen bölgeler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Doğu ve Güneydoğu’da ekonomi tarım ve hayvancılık demektir. Tarımda yaşanan sıkıntılar esnafa ve tüccara da yansımaktadır.
Görmemiz gereken çok şey var ama nedense görmek istemiyoruz.Ülkemizde tarımın karşı karşıya olduğu, girdi maliyetlerinin yüksek ( tohum, gübre, mazot,tohum, fide, zirai mücadele ve veteriner sağlık ilaçları vs.), ürün fiyatlarının düşük olması, desteklemelerin yetersiz olması ve tarımsal altyapı sorunu gibi temel sorunlarının yanı sıra , küresel ısınma nedeniyle karşı karşıya kaldığımız kuraklık, su kaynaklarımızdaki azalma ve oksijen kaynaklarımız olan ormanların korunamaması gibi sıkıntılar kapımızda beklerken, sanayileşmek ve modernleşmek adına zaten tehdit altında olan bu tarım alanlarımızın yerini sanayi ve lüks yerleşim alanları almakta…Taşıt ve otomobillerde artma oldukça yol,otoyol ve park alanları için tarım alanları kullanılmakta. Köylerden şehirlere göç nedeniyle ve de özellikle genç kesimlerin şehirlere yerleşmesi sonucu iş gücünde ciddi bir şekilde azalma ve sonucunda da üretim ve hasatta büyük kayıplar ortaya çıkmakta diğer taraftan da göç etmelerden dolayı işsizlik oranı artmakta... Tüm bunlara ek olarak ve en önemli noktalardan biri ise terör gerçeği…
Terör nedeniyle terk edilen köyler, kullanılamayan meralar, tarım ve hayvancılığı çok olumsuz etkilemektedir. Özellikle birçok insanın göç etmesi, güvenlikle ilgili sorunlar üretimi nerdeyse yapılamaz hale getirmiştir.
Yapılan araştırmalara göre ortalama sıcaklıktaki 1 derecelik artış , insanları besleyen besin maddelerinin başında gelen buğday, pirinç ve mısır veriminde yaklaşık % 10’luk azalmaya yol açıyor. Küresel iklim değişikliğiyle birlikte sıcaklığın birkaç derece daha yükseleceği bir yüz yılda, hasatlar gittikçe azalacak ve artan nüfusu besleyecek gıda güvenliği sorunu karşımıza çıkacaktır.
Tüm bu olumsuzlukların üstesinden nasıl geliriz diyorsak ve çözümü nedir dediğimiz anda çözüme başlamışız demektir. Tarım ve hayvancılık kendi kendine gelişemez. Mutlaka devletin yardımına ihtiyaç duyulmaktadır.
GAP projesinin tamamlanması, sulama yapılacak bölümlerin bir an önce bitirilmesi, toprak reformunun etkin bir şekilde yapılması ve çiftçilerin eğitimine ağırlık verilmesi ihmal edilmemelidir. Ayrıca GAP ile birlikte işsizlik azalacak, tarım ve tarıma dayalı sanayi gelişecek, göçün önüne geçilecek ve her açıdan sosyo-ekonomik ilerlemeler görülecektir.
Şehirlere göç nedeniyle azalan iş gücünü toparlamak ve bu insanlara köylerini cazip hale getirecek imkânlar sağlanarak, şehirlerden tekrar köylerine göç etme projeleri sağlamak gerekmektedir.
Sulama ve drenaj altyapılarının kurulması, üretici açısından çok faydalı olacaktır. Ayrıca tarıma verilen destek arttırılmalı ve dünya ile rekabet edecek duruma getirilmelidir.İklim koşullarının değişmesinden kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle gerekirse yetiştirilen ürün cinslerinde değişiklikler yapılmalıdır.
İmkanlar ölçüsünde verimliliği arttırmak, bulunulan bölge şartlarında yetiştirilen birinci ürünler dışında, ikinci, üçüncü ürün üretimini yaygınlaştırmak, nadas alanlarını küçülterek tarım alanını arttırmak gereklidir.
Türkiye’de tarım çok fazla ele alınan, irdelenen, sorunları ve çözümleri hakkında sürekli yazılar, makaleler tezler yazılan bir konudur. Ama yazmakla yetinmeyip, bulduğumuz çözümleri ve bu konuda yapılması gerekenleri bir an önce uygulamaya geçirmemiz gerekiyor. Boşa geçen her gün geleceğimizi tehdit etmektedir. Biz yeter ki isteyelim…
|